Köylü Tohumculuğu ve Köylü Hakları için Auzeville Beyannamesi, Şubat 2003
05 Pazartesi Ara 2011
Written by burcu in Genel
Tags
No tags :(
Share it
Bizler, Auzeville, Fransa’da, 27 ve 28 Şubat 2003 tarihlerinde Birinci “Köylü Tohumluğu üzerine Buluşmalar” için toplanmış olan ve çoğunluğu Fransa ve diğer 10 ülkenin köylü hareketi ve sendikaları, biyolojik ve biyodinamik ziraat dernekleri, Hükümet dışı örgütlerinin temsilcisi olan sayısı 350’nin üzerinde insan, beyan ediyoruz ki:
Tohum, doğadan çıkmış canlı bir üründür; tarım varolalı hep köylülerin tarlalarında kullanmış, çoğaltmış ve yeniden üretmiş; onu yeniden ekebilmek, köylülerin tanınması ve saygı gösterilmesi gereken yadsınamaz bir hakkıdır.
Köylünün tohum üzerindeki bilgi yeterliliği, çeşitliliğin ve özerkliğin kaynağını oluşturur. Bu, köylülerin seçtiği her bitki kuşağıyla birlikte, yerel toprağa ve pedo-iklimsel şartlara adaptasyonu sağlar. Köylü tohumluğu ne homojen ve ne de durulmuş olup, yaşamin kendisiyle birlikte evrimleşir. Dinamiği, onun çeşitliliğe dayalı bir gıda üretim sisteminin ihtiyaçlarına çok daha iyi cevap vermesini sağlar ve çeşitli ve farklı tüketicilerin aradığı ürün kalitesini güvence altına alır.
Ayrıca, köylünün tarlasında geçmişin veya bugünün çeşitleri, unutulmuş veya sahipsiz kalmış çeşitleri üzerinden ürettiği tohumlar, belli bir bölgenin genetik ve zirai ortak mirasını yerinde canlı tutmayı da mümkün kılar. Bu çeşitlerin pekçoğunun dünya pazarı ölçeğinde hiçbir değeri yoktur. Sadece yerel ölçekte elden ele paylaşılabilir ve farklı yerel tarlalarda genetik ortak mirasının çeşitliliğini yenilemek açısından genetik bir kaynak oluşturabilirler. Köylü tohumlarının değiş tokuşu türlerin evrimiyle, çiftliklerin ve kültürlerin özgün şartlarına adaptasyon kapasitesini ayakta tutmak açısından bir zorunluluktur.
Ne zaman ki endüstriyel tarım köylülerin çeşitliliğini ve sayısını azaltmış ve köy çeşitlerinin yerine homojen ve durulmuş çeşitleri koymuş, işte o noktada köylü tohumculuğu da tehdit altına girmiştir. Endüstriyel/konvansyonel tarım, beslenmeyi, yaşamı ve peyzajları bile, benimsemediğimiz ölçütlere, normlara, mevzuata göre şekillendiriyor. Tohumunun üreme kapasitesi yoksun hibrit türleri,- ve yakın gelecekte GDO çeşitlerini empoze ediyor, ve reddettiğimiz tohuma yönelik özel fikri mülkiyet haklarını.
Bugün, neyi ektiği ve nereye ektiğinin, kendi yerelliğinin beslenme ve kültür ihtiyaçlaryla ilişkisi noktasında özen duyan köylü,bu ihtiyaçlara göre çeşitlerin geliştirilmesini köylü tohumları sayesinde sağlıyor ki bu, ayrıca, kaçınılmaz şeklide geleceğin de güvencesidir. Köylü tohumu, her türlü toprağa adapte olabilen türlerin çeşitliliğini sağlıdığı gibi, söz konusu adaptasyon da, bol miktarda kimyasal ilaç, gübre ve sulamaya başvurulması gerektirmez. Üretim maliyetlerinin kontrol altında tutulmasına destek oluyor, çiftliğin özerkliğini güçlendiriyor ve köylü emeğinin kıymetini artırıyor. Kısacası, düşük maliyetle yüksek kaliteli bir gıda üretiminin en güvenli yolu.
“Organik” tohumları kullanması gereken çiftçiler açısından, köylü tohumları, endüstriyel tarımın yol açtığı üzere, organik üretimin aşırı azalmış bir çeşit sayısına mahkûm olmasından kaçınmanın bir çözümüdür. Islahçıların faaliyetleri ne olursa olsun, köylüler, tohumlarının üretimi ve değiş-tokuşu tümüyle özgür kalmalıdırlar. Bu hak, gıda bağımsızlığı ve dolayısıyla halkların özerkliğinin birinci şartıdır ve köylülerle gezegenin tüm sakinleri bu hakka saygı gösterilmesi için beraberce çalışmalıdır.

