DTÖ, Yaşam Formlarının Patent Kapsamına Alınması ve Hindistan’ın Patent Yasası’ndaki Değişiklikler
Vandana Shiva
7 Nisan 2005
Hindistan Hükümeti, tsunaminin gerçekleştiği gün olan 26
Aralık’ta bir Patent Yasası çıkardı. Yasa, bağımsızlıktan bu
yana dikkatle ve demokratik yollarla oluşturduğumuz gıda ve
sağlık güvenliği sistemini, tohumlar ve ilaçlar için patent
tekelleri yaratarak yıkmakla tehdit ettiği için bu yasayı
tsunami yasası olarak adlandırıyoruz.
Gıda ve sağlık hizmetlerinin herkes için, özellikle de yoksullar
için satın alınabilir ve erişilebilir olmasını sağlamak
amacıyla, 1970 Hint Patent Yasası’nın kapsamında olmayan önemli
sektörlerde ulusötesi tekeller yaratmayı hedefleyen yasaya karşı
büyük bir hareket oluştu. Zirai bitkiler, tohumlar ve yaşam
formları patent sürecine dahil edilmemişti ve ilaçlar da sadece
işlem patentiyle korunuyorlardı, ürün patentiyle değil. Patent
Yasası’nı durdurmak amacıyla sol kanatla birlikte bir Birleşik
Eylem Komitesi oluşturduk. 26 Şubat’ta yapılan kitle örgütleri
toplantısı, parlamentoya 1970 yasasıyla oluşan kamu çıkarı ve
kamu arazileri üzerindeki korumanın kaldırılmasının Hindistan
halkı tarafından kabul edilemeyeceğine dair açık bir mesaj
verdi.
Patent Yasası, 22-23 Mart tarihlerinde parlamentoda tartışıldı
ve Hindistan Toplum Partisi (Marksist) CPM ile hükümetin
uzlaşmasıyla, 1970 yasasında yapılmış değişikliklerin üzerine
birkaç yeni düzeltiyle parlamentodan geçti. Sol hareketin
tamamının yasanın geçmesi için hükümetle uzlaşmayı onaylamadığı,
CPI’dan* A. B. Bardhan, Rashtriya Sosyalist Partisi lideri Abani
Roy ve Forward Block’tan** Debrata Biswas tarafından medyaya
verilen demeçlerle gösterildi.
Ne ironiktir ki, yasanın taslağını 2003’te Ulusal Demokratik
İttifak (National Democratic Alliance- NDA) olarak iktidardayken
hazırlayan BJP (Bharatiya Janata Party- Hindistan Halk Partisi),
parlamentoya sunulduğunda yasayı desteklemedi. Eğer solla
birleşselerdi, NDA’nın ve birçok küçük partinin reddetmesi,
yasanın batışını sağlardı ve böylelikle, her durumda gözden
geçirileceği ve düzeltileceği öngörülen Dünya Ticaret Örgütü’nün
TRIPS*** yapısında büyük bir çatlak oluştururdu. Hazırlanan
diğer yasalar, patent yasası ve telif hakkı gibi, uygunsuz bir
biçimde DTÖ’nün kontrolüne alındı ve hepsi “fikri mülkiyet”
olarak kabul edildi. Başkan Lula’nın Dünya Sosyal Forumu’nda
söylediği gibi “fikre evet, mülkiyete hayır”.
>>