> Köylü tohumu nedir?
______________________

> DTÖ, yaşam formlarının patent kapsamına alınması ve Hindistan’ın Patent Yasası’ndaki değişiklikler
______________________

> Uganda Alışverişi:
''Afrika yeşil devrimini'' gerçek yüzü

______________________

 

 

Uganda Alışverişi: “Afrika Yeşil Devrimi”nin Gerçek Yüzü (1. bölüm)

Ailen Kwa
Cenova, 21 Şubat 2008 (IPS)

Çevirmen: Baha Okar

Uganda’nın büyük ticari ortakları, sadece gıda pazarının değil tohum pazarının da peşindeler. Biyoteknoloji ve kimyasallarla ilgili şirketler, bunu “yeni yeşil devrim” ambalajıyla gerçekleştirdikleri baskı ile hayata geçirmekte. Bu şirketler, Rockefeller ve Bill ve Melinda Gates Vakıfları başta olmak üzere, “hayırsever” örgütler tarafından destekleniyor.

Benzer örgütlerden biri de, 2005 yılında dünyanın en büyük mineral gübre tedarikçisi olan Yara International şirketi tarafından kurulmuş olan Yara Vakfı’dır. Bu Norveçli şirket, geçen 25 yıl içerisinde Afrika’da dikkate değer bir varlık gösteren tek uluslararası gübre üreticisidir.

ABD’nin Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) da Afrika ülkelerindeki sayısız projeyle, özellikle de hükümetlerin tarımsal araştırma kuruluşlarını fonlayarak hibrid tohumların kullanımını teşvik ediyor. Uganda’da olduğu gibi, hükümetlerin yönelişini ve gündemini etkisi altına alıyor. Diğer bağışçılar da, örneğin Alman devleti, bu işin içinde yer alıyorlar.

Son ve belki de en önemli olanı ise Dünya Bankası’dır. Dünya Bankası1980’lerden beri, liberalleştirme gündemini ilerletmekte kilit bir rol oynadı. Bu, Afrika ülkelerinin kapılarının tarımsal girdilere açılmasıyla sonuçlandı.

Onun etkisiyle, bütün Afrika’daki tohum piyasası, özel şirketlerin girişine zemin hazırlayacak şekilde özelleştirildi. Tohum şirketlerinin varlığı hissediliyordu de, ama geri planda kalarak kendilerini gizlediler.

Araştırmacı Elenita Dano, “Afrika’da Yeni Yeşil Devrim’in Maskesini Düşürmek: Niyetler, Oyuncular ve Dinamikler” başlığıyla yayımladığı çalışmasında. “tarımsal kimya ve biyoteknoloji şirketlerinin, Yeni Yeşil Devrim için uygulanan baskıda kendi rollerini özellikle küçük gösterdikleri”ni kaydediyor.
“Kamu araştırma kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve çiftçi örgütleri ile yaptıkları sayısız işbirliği aracılığıyla kendi gündemlerini sessizce dayatırken bile, işin kenarındaymış gibi göründüler.”
Dano, bu şirketlerin, Asya’daki deneyimlerinden öğrendiklerine dayanarak, “hayırsever destekçilerle birlikte kamu araştırma kuruluşlarının Afrika’da önplanda olmasına” izin verdiklerini belirtiyor.
Dano’ya göre, “şirketler en nitelikli uzmanlarını, ustaca ve kurnazca, hem ‘hayırseverlik’ işlerine, hem de -karar alma süreçlerini ve araştırma önceliklerini doğrudan etkilemek için- uluslararası tarımsal araştırma merkezlerine yerleştirmekteler.

Buna ek olarak, Amerikan Tohum Ticaret Birliği, çokuluslu tohum endüstrisi için yerel bir lobi grubu olarak, Afrika Tohum Ticaret Birliği’ni kurdu.Afrika Tohum Ticaret Birliği’nin yönergesi, “ilk 5 yılda ABD’nin bölgeye yaptığı tohum ihracatında yüzde 5’lik bir artışı garantiye almak” kesin hedefiyle, “bölgesel entegrasyonun, yazının tümü

.